17 Şubat 2021 Çarşamba

Yaşlı Ama Vazgeçmeyen Bir Ronaldo Portresi

     2020-2021 Şampiyonlar Ligi son 16 turunda, Porto evinde Juventus'u ağırladı. Porto'nun 2-1 kazandığı maçın biraz değerlendirmesini, fazlaca Ronaldo'nun performansını işleyeceğiz.

MAÇIN KISA DEĞERLENDİRMESİ

      Porto maça üçüncü bölgede yaptığı pres sonucu attığı golle başladı. Bu gole rağmen Juventus, birinci bölgesinden pas yaparak çıkmaya devam etti. Zaman ilerledikçe Porto, savunmasını kendi birinci ve ikinci bölgesinde yaptı. Porto, ikinci yarının başında bulduğu erken golle de, Juventus'a karşı yapabileceğinin en iyisini yaptı ve maçı 2-1 kazandı.

RONALDO NE YAPTI?

    Maç boyunca Ronaldo'nun pek etkili olduğunu söyleyemeyiz. Genelde Juventus için pek iyi bir akşam değildi. Juventus'un bu bocalamaları içinde Ronaldo, beklediği topları alamayınca, zaman zaman orta sahaya gelip arkadaşlarıyla top alışverişinde bulundu. 

    Şunu kabul etmeliyiz ki, artık "daha ekonomik ve sonuca odaklı bir Ronaldo" var. Artık Ronaldo'dan eskiden olduğu gibi göz kamaştırıcı çalımlar ve aldatmacalar bekleyemeyiz. Sadece kaleye yakın yerlerde o üstün becerilerini kullanmayı deneyebilir. Değişen zaman, yaşlanmak, taktikler vb. Değişmeyen tek şey, Ronaldo'nun kaybetmeye olan tahammülsüzlüğü. 

    Skor oyunun sonlarına doğru 2-1 olduktan sonra Juventus, beraberlik için rakip kaleye yüklendi. Maç bitmek üzereyken Ronaldo'ya, ceza sahası içinde bir müdahale yapıldı. Hakem oyunu devam ettirdi ve maçı bitirdi. Ronaldo maçın bitmesiyle hakeme sert ve yoğun bir itiraz yaptı.

    İşte değişmeyen şey bu: Ronaldo. Onu farklı kılan bu. Herkes gol atıyor, herkes asist yapıyor, herkes koşuyor, herkes mücadele ediyor, fakat sürekli vazgeçmemeyi başaran çok az futbolcu, hatta insan var. Bunların başında da Ronaldo geliyor.

    Juventus'un bu kadar kötü oynadığı ve rakibine psikolojik üstünlük kuramadığı maçta bile Ronaldo, bazen abartılı hareketlerle bile olsa takım arkadaşlarını oyunun içinde tutmaya çalıştı.

    Ronaldo futboldan maddi ve manevi birçok başarı kazandı, fakat o iyi anlamda bir doyumsuz. Ayrıca, şunu da biliyor ki, o artık yaşlanıyor. Sadece göze hoş gelen işe yaramaz çalımlarla kendini yormak ve zaman kaybetmek istemiyor. Kafasında genellikle kendi gol hanesini yükseltme düşüncesi var. 

    Ronaldo gelmiş geçmiş en iyi oyuncu mu, bilinmez ama, o meydan okuma konusunda bir cesaret timsalidir. United'da, Real'de ve son olarak Juventus'ta yeni başarılar kazanmak konusunda oldukça ısrarcı.

    Porto maçını Ronaldo aklına kazıdı. Porto'yu Torino'da Ronaldo tarafından hazırlanmış güzel sürprizler bekliyor. Çünkü Ronaldo, Juventus'la beraber her türlü zorluğa rağmen Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırarak tarihe adını yazmak istiyor.

Kaynaklar ve Ek Bağlantılar:
Fotoğraflar: Beinsport Türkiye.

Maç Bilgileri: https://bit.ly/2LYUmQG

2 Aralık 2020 Çarşamba

Türkiye Futbolunun Müzmin Hastalığı “Sabırsızlık”

        Jose Mourinho Tottenham’da bir senesini doldurdu. Geçen sene tam olarak istedikleri gibi gitmemişti. Tivibuspor’a verdiği röportajda zaman ve sabır konusuna değindi. Antrenörlerin her zaman mükemmeli istediğini fakat bunun zaman aldığını belirtti. Bu durumu Chelsea, Manchester United, Liverpool, Manchester City örnekleriyle destekledi.

Bu konuyu Türkiye futbolu açısından değerlendirirsek takım ve oyuncu performansı konusunda oldukça sabırsızız. Çok az bir süre içinde takım ve oyunculardan yüksek başarım bekliyoruz. Futbol içinde o kadar fazla değişkenin olduğu bir oyun ki, hızlı bir şekilde başarı beklemek çok büyük haksızlık.

Takımlara başkanlar, yöneticiler, hocalar ve oyuncular gidip gelecektir. Her takımın uyumu ve başarımı kazanma oranı farklı olsa da iyi planlama yaptığınızı düşünüyorsanız, en azından 1 sene hocaya ve oyunculara şans tanımalısınız. Fakat ülkemizde bu yapılmıyor. Takım iyi sonuçlar alamayınca ilk olarak hedef tahtasına hocalar oturtuluyor.

Hocalar gittikten sonra yerine gelen hocalar da istisnalar hariç aynı sonucu alıyor. Çünkü geldiği takım kendi kurduğu takım değil. Yeni hocanın gelmesiyle takımlar biraz hareketlense de zaman içinde bunun da çözüm olmadığı anlaşılıyor.

2020-2021 Türkiye liginde benim takip ettiğime göre şimdiye kadar beş hocanın görevine son verildi. Bunların ikisi yerli, üçü ise yabancı. Yıl sonunda görülecektir, bu hoca değişiklerini yapan takımlar yine de istedikleri sonuca ulaşamayacaklardır.

Avrupa bu konuda tabi ki, bizden daha iyi durumda. Hocalar başarısız oldukları ya da takımın daha tam olarak hazır olmadığı zamanlar, çok rahatlıkla “zamana ihtiyaçları” olduklarını belirtiyorlar. Basın ve taraftarlar da bu durumu anlayışla karşılıyorlar. Tabi işler iyice kötü gidip sarpa sarmaya başlayınca kaçınılmaz son, onlar için de geçerli oluyor.

Sonuç itibariyle bir organizasyon, takımını iyi planlamalı, buna en az 1 sene sabretmelidir. İstikrarsız takımlar zaten bir süre sonra, var olan inançlarını kaybedecekler ve fırtınaya yakalanan bir gemi gibi sağa sola yalpalayıp bir kurtarıcının gelmesini bekleyecektir.

30 Kasım 2020 Pazartesi

Burası Türkiye Erol Hocam

        Beşiktaş, 15 yıl sonra deplasmanda Fenerbahçe’yi 4-3 mağlup etti. Kadro üstünlüğünü iyi oyuna çeviremeyen Fenerbahçe’nin bu mağlubiyeti hak ettiğini düşünüyorum. Futbol, bireysel yetenekli oyuncularınızı takım hâline getiremediğiniz zaman, hiçbir iyi sonuç alamadığınız bir oyun. Fenerbahçe dün, bunun iyi bir örneğini verdi.

        Maçlar seyircisiz oynanıyor. Oyuncuların istencini artırmak zor oluyor. Bunun için bire bir, grup ve takım halinde özel konuşmalar ve hazırlıklar yapmak gerekebiliyor. Maça kadar yapılan bu hazırlıklar da her zaman sonuç vermeyebilir. Maç içinde uyku modunda oynanan oyuna müdahale için deyim yerindeyse kenardan “kendini parçalaman, atlaman zıplaman, takımın dışındaki etmenlere gözdağı vermen” gerekebiliyor.


         Türkiye’de özellikle büyük kulüplerde her zaman “demir yumruk” dediğimiz tipte başkana yana hocaya ihtiyaç vardır. Hatta Türkiye’de yaşamak için temel şartlardan biridir. İdeal olarak yeri geldiğinde “damarına bastıklarında damarlarına basacaksın.”

        Ülkemizde futbol profesyonel gibi gözüken amatör bir oyundur. Toplumsal olarak da “efendi insan” pek sevilmez. Erol Hoca’nın en büyük sıkıntısı budur: Fazla efendi. Olmaz. Taraftarlar oyuna profesyonel olarak bakmazlar. Kazandığın zaman kral, kaybettiğin zaman ziyan olursun. Hele bir de kendi haklarını şiddetli bir şekilde savunmayan birini görünce iyice çileden çıkarlar.


        Basın toplantılarında izlediğim kadarıyla Erol Bulut’un Türkçesi ve karşı tarafa geçirdiği duygu çok zayıf. Bu basın toplantıları, takımına karşı haksızlıkları dile getirebileceği ve rakiplerine mesaj vermek için uygun alanlardır. Bunları iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Lider olunmaz, lider olunur tezine katılmıyorum. Çalışırsan ve eksiklerini kapatırsan iyi bir lider olursun.

        Fenerbahçe’nin bu geniş kadrosunun kazanımı ile şampiyonluk yarışı içinde olacağını ama Fenerbahçe kulübünün her alanda “reste rest” anlayışına geçmemesi durumunda ligi ikinci ya da üçüncü sırada bitireceğini düşünüyorum. Şampiyonluk yarışında Başakşehir ve Beşiktaş’ı da görüyordum. Galatasaray’ı dünün koşullarına es geçmiştim ama artık arkasında duracağım görüş şu olacaktır. Bu lig mevcut hâlinde Fenerbahçe ile Galatasaray arasında geçer. Beşiktaş devre arasında gereken takviyeler yaparsa yarışa dahil olur. Başakşehir lig, Avrupa Kupası, Türkiye Kupası ve diğer etmenler dolayısıyla ligi üçüncü veya dördüncü olarak tamamlayacaktır.

2020-2021 Lig Sıralaması Tahminleri

1. Galatasaray
2. Fenerbahçe
3. Beşiktaş
4. Başakşehir
5. Alanyaspor
6. Trabzonspor

27 Kasım 2020 Cuma

Fenerbahçe Formalarının Açık Arttırma ile Satılması

     Fenerbahçe, gelir yaratma konusunda bir projeye daha imza attı. Daha önce Galatasaray'dan sonra Matchwornshirt'te formalarını açık arttırma ile satan Fenerbahçe, bu hizmeti Fenerium'un sitesine taşıdı. 

    Fenerium resmi sitesinde kazanılan maçlardaki oyuncuların formaları 1.000 liradan başlayan fiyatla açık arttırmaya çıkıyor. En düşük yükseltme teklifi ise 25 lira. Belli bir süre açık arttırmada kalan formalara, en yüksek teklifi veren kişi sahip oluyor.

    Fenerbahçe'nin son kazandığı Gençlerbirliği maçında iyi bir performans sergileyen Perrotti'nin forması 4.550 liraya alıcı buldu. 21 oyuncunun formalarının olduğu açık arttırmadan Fenerbahçe, benim hesaplarıma göre 50-60 bin lira civarı bir gelir elde etmiş. Bu gelir, daha önemli maçlarda artacaktır.

    Matchwornshirt'te daha öncesinde sadece Galatasaray vardı. Ben Spor Yönetimi okuduğum için, bunlar hep benim alanıma giriyor, ondan dolayı, bu gelir yöntemini Fenerbahçe ve Beşiktaş kulüplerine e-posta yoluyla iletmiştim. Beşiktaş Kulübü, başka bir yere yönlendirdi, Fenerbahçe kulübünden yanıt gelmedi, ama geldiğimiz şu günde bu gelir yöntemini kendi sitelerine taşımışlar.

    Galatasaray SK Başkanı Mustafa Cengiz, Galtoken tanıtımında, taraftarlardan para istemek yerine, Galtoken gibi gelir yöntemleri yaratmak gerektiğini söylemişti. Kendisine son derece katılıyorum. Ayrıca Matchwornshirt'te formalarını açık arttırmaya çıkaran Alanyaspor, Başakşehir ve Göztepe'yi de kutluyorum.

25 Kasım 2020 Çarşamba

Galatasaray Para Birimi "Galtoken"

    Merhaba. Galatasaray bugün, Socios ve Paribu işbirliğinde bir sponsorluk anlaşmasına imza attı. Öncelikle Galatasaray'ı bu sponsorluk anlaşmasını yaptığı için tebrik ediyorum.


        Şimdi bu sponsorluk anlaşmasının içeriğine geçelim. Geçmeden önce şunu belirtmek istiyorum. Kripto para, Bitcoin, Ethereum vb. kavramlar gündemde, ama bunların tam olarak ne olduğunu anlamak pek güç. Çünkü bunlar kelime olarak da, anlam olarak da yabancı kavramlar. Bu kavramların ne olduğu konusuna tanıtımda değinilmesi gerekiyordu diye düşünüyorum, ama değinilmedi.


       Biz değinmeye çalışalım. Kripto para, yani şifrelenmiş sanal para, internet üzerinde alınıp satılan, değeri inen çıkan bir sanal paradır. Bitcoin ve Ethereum ise sanal para birimleridir. Bu para birimleri bildiğimiz ekonomiden bazı benzerlikler de taşımaktadır. Mesela arz ve talebe göre değerleri, klasik (Lira, Dolar) para birimleri karşısında değer kazanmakta ve kaybetmektedir.

        Bu para birimleri Paribu gibi yerler vasıtasıyla, sistemin anlaşmalı olduğu 7 banka hesabı üzerinden alınıp satılabilmektedir. Socios ise kulüp ve taraftarları buluşturan, kulüplere maddi katkı sağlayan, taraftarların hem yatırım, hem de takımları üzerinde söz sahibi olmasına imkan sağlayan bir oluşumdur. Bu karşılıklı işlem Türkiye'de Paribu üzerinden gerçekleşecektir.

     Galtoken'lar 26 Kasım 2020 sabahı Paribu üzerinden satışa sunulacaktır. Taraftarların aldığı bu tokenlar sistem üzerinde sanal bir cüzdanda saklanacaktır. 7 gün, 24 saat açık olan Paribu alanında, taraftarlar Galtokenlarını istedikleri zaman alıp satabilecekler, Galatasaray kulübünün projelerinde söz sahibi olabileceklerdir. Ayrıca Galtoken sahipleri GS Store'lardaki ürünleri indirimli olarak satın alabilecekler.

Kaynaklar ve Ek Bağlantılar:

https://www.paribu.com/#/
https://www.galatasaray.org/haber/kulup/gal-fan-token-artik-paribu-da/47578
https://www.socios.com/tr/
(Bağlantıların erişim zamanı, 25/11/2020, 16:45)

15 Ağustos 2020 Cumartesi

Sporda Sponsorluğa Giriş

        Pazarlama iletişiminin temel hedefi, belirlenen kitle üzerinde olumlu etkiler yaratabilmektir. Bu etki için geleneksel medya kullanılır, fakat bu durum ticari bir etki yaratır, o yüzden sponsorluk (desteklemek) tercih edilmektedir.



        Sponsorların en çok yatırım yaptığı alan spordur. Spor sponsorluğunun gelişmesinin nedenleri arasında, geleneksel medyanın etkisini kaybetmesi, ticari mesaj algısı, sosyal sorumluluğun gerekliliği, sporun herkesin ilgisini çekmesi ve sporun medyada geniş bir yer bulmasıdır.

Yazılı Kaynak: Sporda Sponsorluk Açık Öğretim Kitabı, 2015.
Görsel Kaynak: https://bit.ly/31N7igk

10 Ağustos 2020 Pazartesi

Sporun Kısa Tarihsel Gelişimi

             TDK’ya göre spor “Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü” olarak tanımlanmıştır. Biz bu yazımızda, kısa bir şekilde sporun ortaya çıkışını, gelişimini ve günümüze kadar olan sürecini kısa bir şekilde özetleyeceğiz.

Amatör olarak 19. Yüzyılda (1800-1899) ortaya çıkan spor, 20. Yüzyılda (1900-1999) itibaren günümüze kadar çağdaş bir etkinlik hâline gelmiştir. İlk olarak amatörlük kavramına bağlı olarak gittikçe daha geniş kitlelere ulaştı.Teknolojinin gelişimi ile sporun uluslararası iletişimi arttı. Olimpiyat oyunları ve büyük spor turnuvaları gibi organizasyonların sayısı gittikçe fazlalaştı. Sporun dünya organizasyonu hâline gelmesi sonucu, sporcuların daha başarılı olmak adına doping kullanmaları ve siyasetin işin içine girmesi bazı sıkıntılara yol açtı.

Sporun gelişmesi ve büyük kitlelere ulaşmasının, sahne sanatlarının seyircisi adına olumsuz bir tablo oluşturduğu gözlemlenmiştir. Geldiğimiz noktada özellikle futbol, dünyanın en çok takip edilen spor etkinliğidir. Günümüzde iyice profesyonelleşen spor üzerinden, birçok sporcu büyük ücretler kazanmaktadır. Ayrıca günümüz koşullarında sağlıklı yaşam için, birçok insan gerekli tedbirli almak kaydıyla sporla uğraşmaktadır.

Yazılı Kaynaklar: 
sozluk.gov.tr, spor maddesi.
Grand Master Genel Kültür Anskl. 6, sf. 1348, spor maddesi.

Görsel Kaynaklar: 
https://bit.ly/31A3sqW
https://bit.ly/3aivFX9

Yaşlı Ama Vazgeçmeyen Bir Ronaldo Portresi

       2020-2021 Şampiyonlar Ligi son 16 turunda, Porto evinde Juventus'u ağırladı. Porto'nun 2-1 kazandığı maçın biraz değerlendirm...